Romancının Yazdığı Tarih Peyami Safa ve Attila
Ana Makale İçeriği
Öz
Tarih ile edebiyat disiplinleri arasında katı bir ayrımın söz konusu olduğu düşünülmektedir. Oysaki tarihi roman alanı her iki disiplini birbirine yaklaştırırken, iki yazma biçimi arasındaki sınırları görünmez hale getirmeyi de başarır. Bilhassa meslekten tarihçilerin yazdığı romanlar ile edebiyatçı kimliğine sahip olup yine de başlıca amacının tarihe bir not düşmek iddiasında olan bir eser verdiğini önden beyan eden çalışmalar pekâlâ popüler tarih metni sınıfına dâhil edilebilir. Bu çalışmada yukarıda değinilen ikinci türe giren bir roman konu edilmiştir. Peyami Safa tarafından kaleme alınan ve önce 1928’de tefrika halinde yayımlanan daha sonra 1932’de kitap olarak basılan Attila romanı çalışmanın araştırma nesnesidir. Yazarının ilk ve son tarihi romanı olması itibarıyla edebiyat tarihi açısından da özel olan u eser; Safa’nın eserine yazdığı önsöz kısmı ve eserinde kullandığı ana kaynaklar ve dipnotlar ile tarihçiler açısından da incelenmeye değer bir metindir. Özellikle yazarın, batılılar tarafından taraflı ve hatalı biçimde inşa edilen Attila tarihine itirazı ve Hunların bu büyük hükümdarının tarihini ortaya koyma isteği metni tarihçiler için de incelenmeye değer hale getirmektedir. Bu çalışmada, Safa bir tarihçi olarak addedilmiş ve romanın imkânları ile kurgulanan Attila tarihinin çözümlenmesi yapılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın yöntemi söylem analizine dayanmaktadır. Burada Safa’nın kurguladığı Attila tarihi; Hunların tasviri, Attila’nın olağanüstü özellikleri, ötekini tasviri ve söyledikleri ile Safa’nın batılı tarihçilerin görüşlerine itirazlarını doğrudan belirttiği satırların söylem analizini gerçekleştirmek ve gerek ana kaynaklar gerekse yazın üzerinden Safa’nın ortaya koyduğu denklemin sağlamasını yapmak şeklinde bir yol izlenmiştir. Çalışmada ulaşılan en önemli sonuç, meslekten tarihçilerin popüler tarih ve tarihi roman sahalarında daha çok görünür olmalarının gerekliliğidir. Bizce Safa’nın Attila’sını okuyan sıradan bir kimse Attila hakkında belli başlı bir fikre sahip olabilir. Eser bunu başarmıştır. Brion’un aynı adlı romanının akademik çalışmalarda sıklıkla referans gösterilmesi de bu durumun bir başka kanıtıdır. Dolayısıyla böylesi bir imkân; edebiyatçılardan yahut geçmiş tacirlerinden ziyade tarihçilerin elinde kullanılmak zorundadır. Çalışma romanı tarih metni olarak kabul edip çözümlenmesi esasına dayanırken, metin üzerindeki eleştirel bakışa ve noksanlıklarının ortaya konmasına rağmen çözülmeden gayesini gerçekleştirme gayreti göstermiştir. Roman kaleme almak isteyen tarihçiler adına en umut verici çıktı budur.
Makale Ayrıntıları
Sayı
Bölüm

Bu çalışma Creative Commons Attribution-NonCommercial 4.0 International License ile lisanslanmıştır.